İklim Krizi konusu
- BAT-BulentTurgut

- 14 Ağu 2023
- 3 dakikada okunur
Birincisi ben Biyologum. Ekoloji ve Çevre konularında mesleki olarak ta uzmanım. İkincisi türlü alanlarda ölçümleri takip ediyorum. Üçüncüsü birileri gibi sürekli klima altında serinleyip ahkam kesmiyorum, dışarıda da geziyorum. Dördüncüsü bugünlerin geleceğini son 3 yıldır zaten söyleyip duruyorum. Beşincisi Türkiye'nin farklı yerlerindeki büyük tarım üreticileriyle irtibat halindeyim ve tarımsal üretimin ne durumda olduğunu biliyorum. Altıncısı bu ülkedeki uğraşlarımdan birisi çiftçiliktir. Yedincisi Küreselcilerin İklim Krizi ile ilgili çalışmalarını ben 30 yılı aşkın zamandır izliyorum ve anlatıyorum. Yani konunun evveliyatına da hakimim.
İfade:
"Her şey normal" diyenler olsa dahi ciddi değillerdir. Zira "bizi korkutmak ve sindirmek istiyorlar" şeklinde tabirleri doğru olsa bile dünya çapında hem yapay ve hem de doğal süreç olarak bir kuraklık ve kıtlık süreci geliyor. "Aman şehirlerinizden çıkmayın" diyen kişiler yarın lojistik çöktüğünde ve marketlerde bir şey bulunamadığında acaba karınlarını nasıl doyuracaklar? Hadislerde ve Hz.Ali'nin Hutbelerinde "kıtlık yılları", "Rum-Müslüman Savaşları", "Tarık Yıldızı'nın gelişi" gibi konular açıkça anlatılmıştır. Birileri "yok öyle şey" dese de bu süreçlerin başladığı anlaşılmaktadır. Şehirlere çok fazla insan yığılmıştır ve o kadar insanın aynı yerde durması zaten risktir. Zaten normal olan insanların köylerinde ve ilçelerinde kendi öz hayatlarını yaşamalarıdır. Şehirlere yığılmalar olduktan sonra "ama şehirleri terk etmeyin" demek ne kadar akılcı? Biz "her şey elimizden gitsin" diye söylemiyoruz bunları. Ancak gün günden kötü geliyor. Bugün insanlar köylerine ve ilçelerine geri dönerek daha rahat yaşayabilecekken öyle bir zaman geliyor ki taşınmak isteseler olmayacak. Nakliye ücreti 500 km yere 30000 TL'yi geçti. "Her şey normal" diyenler Nibiru'nun gelişini de inkar ediyorlar. Ya gerçekten de gelirse ne yapacaksınız? Ortada artist gibi dolaşıp boş boş konuşmakla olmaz. İnsanların vebaline giriyorlar. Giderek fakirleşen ve şehirlerde ezilerek yaşamına son veren insanları da görmezden mi geleceğiz? İnsanlar köylerinde olsalar toprağı yeseler karınları doyar. İnternet fenomeni olacağım diye insanları yanlış yönlendiren tiplere gerçekten hayretle bakıyorum. Hem beşeri ve hem de dini kaynaklara göre yıkım sürecine gittiğimiz bir zamanda kötü rehber ve lider insanı canından eder diyorum. Aklı olan biraz düşünür ve ona göre kendi kararını verir.
Soru: İklim Krizi var mı?
Cevap: Küreselcilerin anlattığı şekilde yok ancak Dünya'nın ısındığı da bir gerçek. Zira dünyanın her yerinde sıcaklık rekorları kırılıyor. Püfür püfür klimalı ortamlarda oturup "dışarıda hava normal" diyenlere bakmamak gerekir. Tabi ki Küreselcilerin İklim Krizi masalı da gerçekleri yansıtmıyor.
Soru: Neden Küreselciler İklim Krizi var diyor?
Cevap: Mevcut koşulları kendi leyhlerine kullanıyorlar. Nibiru'nun ve Güneş'in Dünya'ya gönderdiği elektromanyetik dalgalar dolayısıyla Dünya'nın çekirdeği, Manto tabakası, magma tabakası ısınıyor. Aynı zamanda topraktaki ve İyonosferdeki elektrik / iyon yükü de farklı coğrafyalarda ve farklı zamanlarda artış gösteriyor. Nibiru'nun kuyruklarının hizalandığı alanlarda.. Ölçümleri yok sayıp külliyen inkar edemezsiniz. Küreselciler insanların gaflet içinde Nibiru'ya yakalanmaları için çaba gösteriyor. Gökyüzünü kapatma projesini ve Chemtrails faaliyetlerini de bunun için kullandılar.
Soru: Neden iklim değişimi var?
Cevap: Nibiru'nun Dünya'ya etkileri 1600 yıl kadar sürmektedir. Etkiler zaman zaman azalır, zaman zaman da artar. Dünya'ya iyice yaklaştığı zamanlarda Güneş patlamalarını artırır. Dünya'ya hem Nibiru'dan ve hem de Güneş'ten elektromanyetik dalgalar gelir. Bunlar da Dünya'da mevsim değişimlerine ve gün içi gece-gündüz aşırı ısı değişimlerine sebep olur. İklim Değişikliğinin sebebi kozmik enerjidir.
Soru: İklimin değiştiğini nasıl anlıyoruz?
Cevap: Dünyanın her yerinde volkanların aktifleşmesi, büyük depremlerin olması, deprem sayılarının artması, Manyetosferin zorlanması, eksen sarsılmalarının artması, Schumann Rezonans'ındaki dalgalanmaların sinüs dalgaları gibi olması, türlü türlü afetlerin ve felaketlerin meydana gelmesi gibi sonuçlarla birlikte hava sıcaklıklarında meydana gelen ani ve sürekli değişimler bize iklimin değiştiği hissini verir. Bununla birlikte bitkilerde çiçek açma ve meyve verme döngüleri bozulur, kuraklık artar, obruklar açılır, ekin miktarı azalır, insanların psikolojik dengeleri bozulur. Bütün bunlar normal iklimlerin olmaması ile yakında ilişkilidir.


Yorumlar