Ne hale geldik?
- BAT-BulentTurgut

- 2 Eyl 2023
- 3 dakikada okunur
Herkesi aynı kefeye koymuyoruz ama Türkler neydi ve ne hale geldi?
Neydik...
Dünyayı titreten fetheden bir milletti.
Kağanları, Hanları, Beyleri, Bilgeleri, Erenleri, Kurt Şahsiyetleri (Ak Kurt, Kara Kurt, Kızıl Kurt, Gök Kurt, Bozkurt) ile korkulan ve saygı duyulan bir milletti.
Dünyadaki pek çok şehri kuran medeniyet temeliydi.
Bütün dilleri meydana getiren temel kültürel unsurdu.
İstiklal Marşı'nı ayakta ve saygı ile okurdu.
Liderlerinin önünde diz kırıp ülküleri peşinde koşarlardı.
Haksızlığa karşı mücadele ederlerdi.
"Türk gibi ahlaklı" sözünün muhatabıydı.
Milli, manevi ve dini değerlerini korumak ve yaşatmak için canını verirdi.
"Kut almış" yani "Allah'a yemin içmiş" hakanların milletiydi.
Birçok bilimsel ve teknolojik gelişmenin mimarıydı.
Dostunu düşmanından ayırt ederdi.
Avam ve cahil ile dostluk etmezdi.
At eti yer kımız içerdi ki at gibi marifetli, coşkulu, dirayetli olurdu.
Kendisinden ve soyu sopu belli olanı kendine rehber ve lider edinirdi.
Bir avuç sefil ruhluya teslim olmazdı, nizamı Türk Töresi sağlardı.
Manevi değerlerinden bahsedilirken sağ elini kalbinin üzerine koyardı.
Gerçek alimlere önem verirdi ve saygı duyardı.
Ne hale geldik..
İstiklal Marşı'na saygı duymayan bir hale geldi.
Milli, manevi ve dini değerlerine saygı ve ilgi göstermeyen, hatta düşmanlık eden bir şekle büründü.
Düşmanlarının oyuncağı haline geldi.
Kendi siyasi rejimi olan Kağanlığı tanımaz oldu.
Kendi diline ve kültürüne yabancı oldu, dejenere ve asimile oldu.
Solcusu batılışarak ve sağcısı Araplaşarak yoldan çıktı.
En çok "aldatıldım, kandırıldım ve kullanıldım" sözcüklerini söyler hale geldi.
Kut almış olanı değil, cebini haksız yoldan dolduranı rehber ve lider edinir oldu.
Düşmanlarının bilim ve teknoloji diye önlerine sürdüğü şeyleri aldı, onlarla da kendisini yok etmek için yol açtı.
Kendi insanına düşman nesiller meydana getirdi.
Maddeye, güce, unvana, paraya tapan nesilleri baştacı etti.
Türk düşmanlarını bağrına bastı, Türkleri seveni tekmeledi.
Türklük ve İslamiyet için gerçek manada uğraşanın önüne taş koydu, onları kötüledi, onlara eziyet etti.
Okumuş cahiller ile sürekli geriledi ama o cahiller süper ego ile eziyet etti.
Yiyeceklerinin içinde eşek eti, domuz eti, maymun eti, böcek ve daha nicelerini de bulundurarak (bilerek ya da bilmeyerek) fıtratını değiştirdi.
Düşmanlarının önlerine koyduğunu "faydalı" diye sorgulamadan alıp kullandı.
Türlü ahlaksızlıkları yaygınlaştırdı.
Sahtekar alimlere itibar eder hale geldi ve gerçek alimleri yıldırdı.
İşin kötü tarafı, bu gelinen halin ve yitirdiklerimizin farkına bile varmayan - her şeyin güzel olduğunu zanneden toplum haline indirgendik. Onca zamandır insanlara iyiyi, güzeli, doğruyu, faydalıyı, Türk Töresine ve İslamiyet'e uygun olanını, akılcı ve mantıklı olanını, atalarımızın yolunda olanını anlatmaya çalıştım. 30 yıl oldu. Son 3 yıldır nice tanıdığım insan yok yere ölüp gitti. Sıvılar yüzünden.. Bizi dinleme zahmetine bile girmediler. Nerede yıldız falcısı, kahve falcısı, müneccim, kontrollü muhalefet yapan sözde gazeteci, milletimize düşman sözde aktivist, faydasız uğraş peşinde olan var ona itibar ettiler. Müzik açıp sadece göbeğini hoplatan adamın 10 milyon takipçisi var. Biz bir şeyler öğretme ve doğru olanı anlatma derdinde olduğumuzdan, emr-i bil maruf nehy-i anil mülker ile meşgul olduğumuzdan, dobracı olduğumuzdan, sapık fikirlerle ve inançlarla mücadele ettiğimizden bizi çoğunluk sevmedi. Gördük ki milletimiz içten çürümüş. Çok az bir kesim insan idrakini ayakta tutmaya çalışıyor. Kitap alıp okuyorlar ve dünyada neler olup bittiğini araştırıyorlar.
Onca yılın ardından bana kalan ne oldu? Üzüntü, sıkıntı, stres, yalnızlık.. Bu milletin tutunabileceği en azından bir tane dal olsun diye mücadele ettim. Ama çoğunluk kıymetimi bilmedi. Ben bir faniyim, kendimi çok önemsemiyorum. Ama bu milletin içinden hele ki insanlık tarihinin en kötü zamanında böyle iyi eğitimli, kültürlü, feraset ve basiret sahibi, öngörüleri olan, söylediği her şey tek tek çıkan, bir insanın çıkması tesadüf değildir. Övgü mü bekliyorum? Hayır. Bana göre övgü, seven insanların nezaket tutumudur. Ben öven insana sadece teşekkür ederim. Ama asıl övgü sahibinin Allah olduğunu da bilirim. Bunları da laf olsun diye söylemiyorum.
Milletimden beklediğim nedir?
Aklınızı toparlayın ve salak saçma her şeye inanmayın. Akla, mantığa, gerçek bilime, dini bilimlere, Töreye, değerlerimize uygun olmayan şeyleri almayın, benimsemeyin, yüceltmeyin.
Kimi ve neyi takip ettiğinize, desteklediğinize dikkat edin.
Ahlakınızı ve bilincinizi düzene sokun.
Doğru ve faydalı kitapları ve makaleleri okuyarak kendinizi geliştirin, aklınızdaki faydasız ya da zararlı bilgileri silin.
Önünüze konan her şeye inanmayın. Küreselcilere ve onların uşaklarına biat ve itaat etmeyin.
Hadislerde, Kur'an'da, Hz.Ali'nin (ra) Hutbelerinde, büyük ve sahih Ehl-i Sünnet İslam alimlerinin anlatımlarına bakarak dini bilgilerinizi geliştirin.
Kiminle saf tuttuğunuza ve hangi istikameti belirlediğinize özen gösterin.
Tedbirli ve uyanık olun. Zira Ahir Zamanda birçok kötü olay meydana gelecektir.
Sıradışı görünen, saçma, popülizme hizmet eden anlatımlara bakmayın. Aklınızı ve itikadınızı karıştırabilecek şeylerden uzak durun.
Soyu sopu belli olmayan, sizden olmayan, akıllı olmayan insanlardan uzak durun. Çıkarlarınıza yönelip te bugününüzü ve geleceğinizi heba etmeyin.
Yazacak çok şey var ama "arif olan anlar" diyerek kısa kesiyorum. Aşağıda Orkestra Şefi ve Kemanist Andre Rieu tarafından İtalya Milli Marşı'nın çalınışını izleyin. İtalyanlar ayakta ve sağ ellerini kalplerinin üstüne götürerek ve üstelik hep birlikte söyleyerek dinliyorlar. Bayrağına, topraklarının bütünlüğüne ve aidiyetine, milli kimliğine, milli marşına, gerçek tarihine, öz değerlerine sahip çıkmayan bir millet ölmüş demektir.


Yorumlar