top of page

Nibiru / Tarık Takvimlemesi



DİKKAT: Ay Takvimi Hicri Takvim DEĞİLDİR. Bin defa söyledik ve yazdık, hala aksini söyleyenler var. Önündeki yazıyı okumayan insanlar bizi de zorluyor. Arapların Cahiliyet dönemi ile Hz.Muhammed (ASM) zamanında kullandığı Ay Takvimi'ndeki Ay isimleri ile Hicri Takvim'de kullandıkları Ay isimleri de AYNIDIR.



Ay takvimi



Kamerî takvim veya Ay takvimi, Dünya'nın Güneş çevresindeki hareketleri yerine Ay'ın tam devrelerini (sinodik ayları) temel alan takvim. "Mevsim yılı" da denilen bir Güneş yılında 12.37 sinodik ay bulunur, yani ay senesi daha çabuk tamamlanır. Bu nedenle Ay takvimlerini Güneş takvimine çevirirken, belirli bir sürenin ilave edilmesi (periyodik interkalasyon) gerekir.


Ayın başlangıcı takvimden takvime değişir. Bazı takvimlere göre devre yeni ay, dolunay veya hilal ile başlar. Bazı takvimlerde ise detaylı hesap kullanılır.


Hz.Muhammed (ASM) zamanında Araplar Kameri Takvimi kullanıyorlardı. Ay yılı esaslı takvimdir. Ay yılının 354 gün olması sebebiyle her yıl 11 gün arta kalıyor.


Tarihçe


Sümerler muhtemelen ayın devrelerine dayalı bir takvimi kullanan ilk medeniyetti.[1] Sümer-Babil ayları yeni Ay'ın göründüğü gün başlıyordu. Saray astronomları mevsim hataları bariz hale geldiğinde takvimde gerekli düzenlemeleri yapıyorlardı. MÖ 380 civarında ay takvimlerine sabit düzenlemeler getirildi. 7 artık ay, 19 yıllık periyotlarda yıllara ekleniyordu. Daha sonra Yunan astronomlar da Ay yılını Güneş yılına uyarlayan çeşitli düzenlemeler yaptılar. Roma cumhuriyet takvimi, muhtemelen Yunan Ay takvimini temel almıştı.


Günümüzde bazı dinî gruplar Ay takvimlerini kullanmaya devam ederler. Örneğin Yahudi takvimi, milattan 3760 yıl 3 ay önce başlar. Yahudi yılı sonbaharda başlar. Aylar 29 veya 30 gündür. Artık yıl ve aylarla Güneş takvimine uyarlanır.


Bir diğer ay takvimi, İslam peygamberi Muhammed'in MS 622 yılında Mekke'den Medine'ye Hicret'ini esas alan Hicrî takvimdir. Bu takvimi Güneş yılına uydurmak için ayar yapılmaz.


Ay İsimleri


Muharrem: Bu ayda her türlü vuruşma ve sâvaş yasak edildiği için «haram» söziyle ilgili olarak bu adı almıştır.


Safer: Savaşa giden erkeklerin şehirlerden ayrılarak evlerinin boş kalması, bu aya «sıfr» (boş, sıfır) kökünden «safer» adı verilmesine sebep gösterilmektedir.


Rebiülevvel, rebiülâhır: Halkın sefer ayındaki savaşlardan elde edilen ganimetlerle ferahlamaları, yahut bu ayların İlkbahara ras-laması bu şekilde adlandırılmasına sebep olmuştur. «Rebi» Arapçada «ilkbahar» demek-tir.


Cemaziyülevvel, cemaziyülâhır: Bir görüşe göre bundan önceki aylarda refaha kavuşanların evlerinde oturup kalmaları (kelimenin aslı Arapçada «donma», «katılaşma» anlamındadır), bir görüşe göre de bazı şeri işlerin bitirilmeyerek donmuş halde kalması bu iki ayın bu şekilde adlandırılmasına sebep olmuştur.


Recep: Arapçada «râcib» (orta parmaklar) kelimesinden gelir. Bu ay, yılın ortasına rastlaması bakımından bu adı almıştır. Öte yandan, bu adı «tazim» anlamına gelen «tercib» den aldığı da sanılmaktadır. Cahiliye devrinde, Arapların bu ayı büyük bir tazimle (saygı ile) karşıladıkları bilinmektedir.


Şaban: «Şube» (kol) anlamına gelen kökten alınmıştır. Arapların d ayda göç İçin kollara ayrılmaları ayın: bu adı almasına sebep olmuştur. Bir başka iddiaya göre de Araplar bu ayda su ve başka istekler yüzünden kısımlara ayrılmışlardır.


Ramazan : Bu kelimenin Arapça kökü «Çok sıcak» anlamına gelir. Bazılarına göre de bu Arapça kelime aynı zamanda «yangın, ateş» anlamlarını da verir. Allah bu ayda kullarının günahlarını yakıp yok ettiği için oruç ayına bu ad verilmiştir.


Şevval: Arapça «develer kuyruklarını kaldırdılar ve doğurdular» anlamına gelen bir ibareden kısaltılmıştır.


Zilkade: Haram aylardan olan bu ayda halk savaştan kaçınmakla kayıtlı olduğundan; bu adı almıştır.


Zilhicce: Gene haram aylardan olduğu için bu ayda hacca gitmek yasak olduğundan zilhicce diye adlandırılmıştır.



Hicrî Takvim


Hicrî takvim (Arapça: التقويم الهجري; at-taqwīm al-hijrī), İslami, Müslüman ya da Arap takvimi, 1 yılı 354 ya da 355 gün olan ve 12 kameri aydan oluşan, İslam peygamberi Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretini başlangıç yılı (1. yıl) kabul eden ve Ay'ın Dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir. Hicretin, Muharrem ayı yani takvimin başlangıç günü ya da ayıyla bir ilgisi yoktur.


Tarihçe


Hicrî takvim, Ömer'in halifeliği zamanında Hicretten 17 sene sonra, Miladi 639'da, toplanan bir meclis tarafından Ali'nin önerisiyle, Hicretin gerçekleştiği yıl 1 kabul edilerek oluşturulmuştur. Bundan önce yıllar rakamla değil o yıl gerçekleşen önemli olayların isimleriyle anılmakta idi. Örneğin: Fil senesi, Fil senesinden iki sonraki sene, Kabe'nin tamirinin yapıldığı tamir senesi, sel senesi gibi.[kaynak belirtilmeli]


Hicri takvim, Hicrî Şemsî takvim ve Hicri Kameri takvim olmak üzere ikiye ayrılır.


"Haram ayları" yani hürmet ayları, İslam öncesi Arap toplumunda kullanılan ay adlarına göre savaşmanın yasak kabul edildiği Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb aylarıdır. Müslümanlar ayların isimleri için İslam öncesi dönemde kullanılan isimleri kullanmaya devam etmişlerdir. Bunlardan ilk 3'ü ardışık, Recep ise ayrı bir ay idi.


İslam öncesi dönemde Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı. Yalnız haram aylarda savaş yapılmazdı. Bu aylarda panayırlar kurulur, uzak yakın bölgelerden hacılar büyük bir güvenlik içerisinde bu panayırlara gelir ve tüccar malını hacılara satar, şiir yarışmaları yapılırdı. Eğer bu barış aylarında savaş olursa, yasak çiğnendiği için "Ficâr savaşları" denirdi.


İslam öncesi Arap toplumunda Kameri takvime 3 yılda bir 1 ay eklenerek ayların yerleri sabitlenir, aylar hicrî takvimde olduğu gibi yılın mevsimleri arasında dolaşmaz, en fazla 1 aylık oynamalar olurdu. Bu duruma nesi ismi verilirdi. İslam Ansiklopedisi'ne göre nesi uygulaması genel gözlemde olduğu gibi sabit bir takvim oluşturmak amacıyla değil, hac ve hac ile bağlantılı panayırların yılın belirli ve uygun bir mevsiminde icra edilmesi amacını taşımaktaydı.


İslam'da da haram aylar korunmuş ve Hac haram aylardan olan Zilhicce ayında yapılmıştır. Kuran'a göre nesi uygulaması haram ayı helal sayıp savaşa ve yağmaya devam edebilmek için yapılan bir hile idi. Ömer zamanında hicri takvime geçilmesi ve nesi uygulamasına da son verilmesi ile İslam'da kutsal aylar (recep, şaban, ramazan, muharrem gibi) her yıl 11 gün önce gelerek yılın her mevsimine uğramaktadır.


Kuran'da haram aylardan bahsedilir:


« Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah'ın katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram (ay)lardır. İşte doğru din budur. O aylar içinde (konulmuş yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin. (Tevbe suresi, 9/36) »

'« Ey Muhammed! Sana (kutsal) ayı ve o aydaki savaşı sorarlar; de ki, 'O ayda savaşmak büyük suçtur. (Bakara suresi, 2/217) »

« Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip, böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılmak için Haram ayı bir yıl helal, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah inkarcı toplumu doğru yola iletmez. (Tevbe Suresi, 9/37) »


Aylar


Hicri takvimde 12 ay bulunmaktadır. Hicri takvimi ayın döngüsüne göre hesaplandığı için, güneş döngüsüne bağlı Miladi takvimden yaklaşık 10 gün kısadır. Bu da yıllar geçtikçe Hicri takvimin farklı mevsimlere rast gelmesine neden olmaktadır. El-Biruni ve El-Mesûdî İslam öncesi Arapların ve Müslümanların aynı ay isimlerini kullandıklarını ifade etmişlerdir.





NİBİRU YANİ TARIK İLE İLGİLİ KONULAR


Hadislerden ve Hz.Ali'nin (ra) Hutbesi'nden edindiğimiz bilgiler uyarınca belirli bir takvim oluşturduk. Umarım tekrar tekrar "ne zaman" diye sorulmaz.


Biz gaybdan haber alıp vermiyoruz. En iyisini Allah bilir. İki anahtarımız var: "Eğer bu yıl ise" ve "Ay Takvimi'ne göre". Ay Takvimi Hicri Takvim DEĞİLDİR. Ay Takvimi, Hz.Muhammed (ASM) zamanında kullanılmış takvimdir.


Biz "hangi yıl" konusuna değil, "alametlere" ve "işaretlere" bakıyoruz. Yani bilginin yarısı din büyüklerimizin öğretilerinden, diğer yarısı gözlemlerimizden, analizlerimizden ve yaşadıklarımızdan elde edilmektedir.



ALAMETLER VE İŞARETLER:


Bazılarını buraya yazacağım. Ancak aklıma geldikçe ilaveler de yapacağım. Çünkü çok fazla var. Hepsi bir anda aklıma gelmiyor.


Alametler: Bunlardan bir kısmının Nibiru gelişi öncesinde meydana çıkacağı öngörülmektedir. Zira birbiri içinde geçen anlatımlarda yer aldıklarından bu kanaate sahip oluyoruz. Ayrı anlatılsaydı bu kanaat meydana gelmezdi.


1. Dev bir ateşten sütunun (Nibiru'nun çok yaklaşmasından mütevellit meydana gelecek Heliosfer dağılması ve Manyetosfer delinmesi ile birlikte plazma deşarjı -radyasyon akımı, yüksek frekanslı sesler, elektrik arkları, çok şiddetli ışıma, kırmızı renkte demir oksit tozları, gökyüzünde petroyağlar, meteor yağmurları, vs.- oluşması)


2. Ortadoğu'da savaş tamtamlarının yükselmesi ve bu coğrafyada Müslümanların birbirlerine girmeleri.


3. Vahhabi kralının ölmesi ile birlikte Ebu Suud Sülalesinin (Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Umman) birbirine girmesi ve 5 Kralın Savaşı.


4. Dünya çapında büyük afetlerin ve felaketlerin artması ve güçlenmesi. Dünya çapında büyük yıkımlar oluşması. Günümüzde zaten bu hal gayet belirgindir.


5. Şili-İtalya-Endonezya üçgeni arasındaki 30 major volkanın patlaması. Günümüzde 61 major volkan aktif durumdadır. Campi Fregrei ile Vezüv ve Yellowstone süper volkanları patlarsa zaten tamamdır.


6. Dünya çapında barajların patlayarak toprakları sular altında bırakması.


7. İnsanlarda akılsızlığın ve küfrün (günahlara dayalı yaşam) artması, insanların günahkarlığın da ötesinde Allah'a inançlarını yitirme safhasına geçmeleri. Sahte din adamlarının ve dini çıkarlarına alet edenlerin çoğalması. Münafıklığın marifet gibi sayılması. Büyük günahlara çeşitli kılıflar uydurup günah değil anlayışı desteklenmesi.


İşaretler: Bunlar Nibiru'nun gelişine dair daha keskin takvimleme sağlayan konulardır.


1. Ay Takvimi'ne göre Ramazan Ayı ilk haftasında devasa bir ateşten sütunun ortaya çıkması ve bunun da dünyanın her yerinden görülmesi.


2. Üç tane kuyruğu olan Nibiru'nun teleskoplarla ve hatta biraz kaliteli telefonlarla bile görülebilir hale gelmesi. Teleskop çok eski çağlardan beri kullanılır.


3. Ay Takvimi'ne göre Ramazan Ayı'nın ilk ve ikinci haftası ilk gününün Cuma gününe denk gelmesi.


4. Dünya çapında meteor yağmurlarının ve depremlerin artması.



NİBİRU İLE İLGİLİ ALAMETLER:


Nibiru'nun gürültüsünün duyulması / Sayhası: Ay Takvimi'ne göre Ramazan ayının 2. Cuma günü sabah namazı sonrası.


Nibiru'nun meydana çıkması: Ay Takvimi'ne göre Safer ayında.


Nibiru'nun Dünya'ya yaklaşması: Meydana çıkışından sonra 40-60 gün.


Nibiru ile Dünya kavuşması / çarpışması: 3 gün


Nibiru'nun Dünya'nın yakın çevresinden / çarpışma alanında uzaklaşmaya başlaması: 40-60 gün


Nibiru'nun büyük etkilerinin görülmesi: 7 yıl


Nibiru'nun Güneş Sistemi'nden çıkması: 800 yıl



2023 -2024 TAKVİMİ:


Ay Takvimi ve Miladi Takvim karşılaştırması esas alınırsa, eğer bu yıl ise, Nibiru ile ilgili olayların takvimlemesi:


Nibiru'nun Sayhasının duyulması: Eylül 29, 2023


Nibiru'nun meydana çıkması: Mart-Nisan 2024.


Bu yıl sayha duyulmazsa 2024'ün Ay Takvimi esaslı Ramazan ayına bakacağız.



SAYHAYI DUYDUĞUNUZDA NE YAPACAKSINIZ?


A. Hazırlık Aşaması:


1. Sayhayı "duyabileceğiniz" Ay Takvimi'ne göre ikinci haftanın Cuma günü İmsak Vakti girmesinden Kuşluk Vakti'ne kadar uyumayın. Tövbe istiğfar edin.


2. Evinizin en içteki ve en karanlık odasını belirleyin. Günü geldiğinde ailecek o odada kalın. Diğer odalara geçmeyin. Pencerelerinizi ve panjurlarınızı sıkıca örtün.


3. Yanınızda "yün battaniyeler" ve "yün giysiler" bulundurun.


4. İmkanınız varsa kulak tıkacı ve uyku gözlüğü alın. Bunlar gözlerinizi ve kulaklarınızı korumanız için gerekecektir. Güneş gözlüğünüz varsa onu da uyku gözlüğü üstüne takın. Uyku gözlüğü dediğimiz şey; insanların uyumaları için gözlerinin üstüne koydukları bez parçalarından müteşekkil bir araçtır. Piyasadan bulabilirsiniz.


5. Yünden yapılma giysi, içlik, komple kafa ve yüz beresi, çorap gibi giysiler edinin. Yünden yapılma battaniyeler edinin.


6. İmkanınız varsa; Sayha sırasında bulunacağınız odanın kapılarını ve camlarını siyah keçe ile kaplayın.


7. İmkanınız varsa; Sayha sırasında yanınızda enerji dengeleyen ve deşarj eden doğal taşlardan bulundurun. Bunlardan en önemlisi Yeşim Taşıdır.


B. Uygulama Aşaması:


1. Sayhayı duymaya başlamadan önce yün giysilerinizi üstünüze geçirin. Kafanıza yün bere ve ayaklarınıza yün çorap giyin.


2. Sayhayı duyduğunuz anda yün battaniyeyi üzerinize alın, kulaklarınızı ve gözlerinizi koruyun ve secdeye kapanın. Gözlerinizi açmayın.


3. 10-15 dakika içerisinde her şeyin normale dönmesi beklenir ancak yine de temkinli davranın. Hemen her şeyi bırakıp normale dönmeyin.


4. Secdede iken sürekli “Sübbûhun Kuddûsün (Rabbüna) Rabbül Melâiketü Ver Rûh” duasını okuyun. Bazıları "Rabbüna" kelimesini de ekliyor. İstiyorsanız onu da okuyun.


5. Ufak çocuklarınız ya da bebekleriniz varsa; secdeye vardığınız sırada onları altınıza alabilirsiniz veya onların da secde pozisyonuna gelmelerini sağlayabilirsiniz.


C. Sonraki Aşama:


1. Hemen sokağa çıkmayın. Pencerenizden insanları kontrol edin. Zira birçok ölüm ve bir çok aklını kaçırma vakası meydana gelecektir. Bu esnada da kaos başlayacaktır. Hadiste geçtiğine göre ise; birçok insanın sağır ve bir çok insanın da kör olacağı belirtilmektedir. Ona göre hesabınızı yapın.


2. Evinizdeki güvenlik önlemlerini artırın. Aile fertlerini sokağa salmayın ve de evinizin kapılarını ve pencerelerini sağlama alın.


3. Yiyecek ve içecek stoklarınızı kontrol edin. Yeterli kaynağınız yoksa güvenli yerlerden stok temini yapın.


4. Nibiru'nun artık kapıda olduğunu ve 3 ay içerisinde meydana çıkıp 5 ay içerisinde Dünya ile çarpışacağını hesaba katın. Tabi ki 5 ay içerisinde afetlerin ve felaketlerin sayısının ve gücünün giderek artacağını da aklınızdan çıkartmayın.


5. Güvenli alanlara kaçış için bizden edindiğiniz planlarınızı, dokümanlarınızı ve haritalarınızı gözden geçirin. Ailenizle birlikte bunları iyice aklınıza yazın. Almanız gereken kamp eşyaları ile araç gereç varsa hemen onları temin edin. Obalara katıldıysanız obanıza hareket etmek üzere son hazırlıklarınızı tamamlayın.


6. Nibiru meydana çıktıktan itibaren 2 hafta içerisinde evinizi terk edip güvenli alanlara veya obalara yol alın. Nibiru'nun meydana çıkmasından sonra başkaları ile iletişim kurmaya, güvenli alan yayını veya oba katılımı ile uğraşmaya, başka başka uğraşlar içine girmeye çalışmayın. Vaktiniz çok önemlidir.



Sorulara Cevaplar:


Soru: Dünyanın farklı yerlerindeki insanlar Nibiru'nun sayhasını aynı zamanda mı görecek, saat farkları nasıl etki edecek?


Cevap: Gelmekte olan otobüs değil, koskoca Gezegen Kompleksi / Kuyruklu Yıldız. Bunun uydularından veya kuyruklarından birisi Dünya'ya çok yakın geçecek. Dolayısıyla bütün insanlar aynı anda onu görecek, bilecek ve iliklerine kadar da hissedecek. Uydularının her biri en az Dünyanın 2 katı büyüklüğündedir. Kuyruklarından her biri de 25 milyon km uzunluğundadır. Sayhanın başlangıç zamanını gözetme esnasında elbette ki Hicaz'a göre tedbir alacaksınız. Hadisler ve Hutbeler Japonya'da ya da ABD'de okunmadı, Hicaz'da okundu.


Soru: Biz bulunduğumuz yerde güvenli alanlara gitmekte zorlanabiliriz. Mevcut coğrafi koşullar bizim hareketimizi engelleyebilir.


Cevap: Aşama aşama nasıl hareket etmeniz gerektiğini daha evvel yazılı olarak ve videolarda açıkladım. Okumadığınız ve izlemediğiniz için tabi ki bilgileriniz yarım yamalak. Bizim hazırlıklarımızda ve hareket tarzımızda "zamanlama" bulunmaktadır. Yani her işimizi en sona bırakmamak.. Bu sayfada olası süreçleri açıkladım ve ne kadar zamanda hangi olayların olabileceğini belirttim. Siz her şeyin olup bitmesini bekler ve Nibiru'nun Dünya'ya çarpması anını beklerseniz tabi ki başınıza gelebilecek tek bir şey kalır. Ama süreçleri izlerseniz ve zamanında harekete geçerseniz kurtulma şansınız artar. Tabi ki asıl niyetiniz bahaneler üretip umursamazlığa yatmak değilse..



NOT: Sadece Nibiru'nun Dünya ile buluşması öncesinde ve sonrasında yapacaklarınız değil, büyük afetler ve felaketler sırasında ve de onların sonrasında size rehberlik ve liderlik edebilecek insanı bulmanız, onu her bakımdan desteklemeniz ve gözetmeniz, ona da her açıdan yardımcı olmanız faydanıza olacaktır. Zira Ahir Zaman ardı sıra gelecek pek çok afeti ve felaketi barındırmaktadır. Sadece kendinizi düşünür de kendi güvenliğiniz için bir şeyler yaparsanız yarın onca sıkıntının altında kaldığınızda ne yapacağınızı bilemezsiniz. O zamanın kaotik olayları insanın aklını yerinden söküp atacak nice belaları beraberinde getirmektedir. Şu anda elinde maddi güç olan insanlar buna güvenerek "bana bir şey olmaz" diyebilir. Ancak ülkemizin % 40-45'inin sular altında kalacağını ve kalanının da büyük afetler esnasında yıkılacağını hesap ederseniz bu konunun hiç te o kadar basit olmadığını anlarsınız. "Günü geldiğinde bakarız" diyenler çok yanılıyorlar. Zaman aleyhimize işliyor ve sona kalan dona kalır. O günler geldiğinde bir çoklarının "keşke her şeyimizi bağışlasaydık ta bazı şeyleri düzgün yapsaydık ve bize liderlik edebilecek insanı destekleseydik" diyeceklerdir. Maddi durumu olmayan insanlar kendileri için bir şeyler yapacaklar. Ancak maddi durumu iyi olanlar hem kendileri ve hem de liderlik edecek insan için bir şeyler yapacaklar. Kuru iyi niyet te bir yere kadar.. Bir sürü hazırlık yapılması gerekiyor ve bunlar da hep maddiyat gerektiriyor. Anlattıklarım bildiklerimin binde biri bile değil. Kalanını da zamanı geldikçe ve gözlemlerim doğrultusunda analizler ve yorumlar dahilinde raporlayacağım. Sosyal Medyada paylaştıklarım herkesin bilmesi gereken temel konuları içeriyor. Ama daha fazlası da elbette var. Onları "hak edenlere" vereceğim.




ÖNEMLİ MAKALELERİ OKUYUN



 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Uyarı

Bu websitedeki bilgiler eskimiştir ve güncelleme yapacak vaktimiz yoktur. Yine de bazı bilgilerden istifade edebileceğiniz görüşüyle açık...

 
 
 
Beğenmiyormuş bizi sivri

İnsanlara kendimizi beğendiremiyoruz. Hele bizi yeni tanıyıp araştırmaya başlayanlar hemen "yok senin cv'nde şunu gördüm, olmamış", "yok...

 
 
 
Evrensel yenilebilirlik testi nedir?

Vahşi doğada kaybolmak veya mahsur kalmak ciddi bir iştir ve kendinize hayatta kalmak için en iyi şansı vermek için sağlam kararlar...

 
 
 

1 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
demmrym9
15 Eyl 2023
5 üzerinden 5 yıldız

Değerli bilgileriniz için size minnettarim inşallah bu aziz millet sizin gibi değerli bir insanın ve emeklerinizin kıymetini bilir gerçekten hakkınız ödenmez Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah selam ve dua ile Allaha emanet olunuz

Beğen

Bu websitede ve sosyal medya alanlarımızda yayınladığımız bilgiler ve belgeler kişisel görüşlerimizi, araştırmalarımızı, analizlerimizi ifade etmektedir. Başka kişileri, kurumları, kuruluşları bağlamamaktadır ve onlara ait görüşleri ifade etmemektedir. Anlattığımız ve sunduğumuz hiçbir şey size hiçbir şeyin garantisini vermez ve size ait sorumlulukların da hiçbirini üstlenmemekteyiz. Paylaşımlarımız bilgi verme amaçlıdır ve sizin kendi araştırmalarınızı yapmanız için ufkunuzu açma niteliğindedir.

©2023 Turkutopia Foundation International (Hungary, Finland, Kazakhstan)'a ait websitedir.

bottom of page